Özel İnsanlar



Geri Dön

30 Eylül 2007 Pazar

Merhaba Arkadaşlar,

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Altı Nokta Körler Rehabilitasyon Merkezi konusundaki tutumuna ilişkin bugüne kadar tepki içerikli birçok görüş açıklandı. Sivil toplum örgütleri yürüyüşler, basın açıklamaları, imza kampanyasıyla İBB’nin yaklaşımına tepki gösterdiler. Bu etkinliklere akademisyen, aydın ve sanatçı dünyasından azımsanamayacak ölçüde yoğun bir destek geldi. Sendikalar, meslek kuruluşları da bu tepkileri destekler nitelikte tutumlar sergilediler. Özetle, son aylarda toplumun her kesiminde destek bulan bir etkinlikler dizisi gözlemleniyor. Bu destek günbegün artıyor. Ancak ne yazık ki İBB, umutları tazeleyecek türde bir tutum sergilemedi. Öte yandan, İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın, merkezin bulunduğu arazinin parasal değeriyle ilgili vurgusu ve tahliye istemine sözde kaynaklık eden 09.01.2006 tarih ve 0012 No’lu kararda ileri sürülen “gerekçelerin uyumsuz olması da dikkat çekicidir. 

Sözü geçen karar, Hukuk ve Özürlüler Komisyonları’nın ortak görüşüyle destekleniyor. Görüşlerin yer aldığı kısımda, derneğin araziyi vakfa tahsis amacına aykırı biçimde kullandırdığı; dernekçe arazinin tahsis amacına uygun olarak bugüne kadar yürütülen faaliyetlerin belirsiz olduğu; görme engelliler için ciddi bir faaliyette bulunulmadığı; belediyenin benzeri hizmetleri bugüne kadar Özürlüler Koordinasyon Merkezi ile başarıyla verdiği, “inceleme” sonucu  ortaya çıkmış “tespit”ler olarak sunuluyor.

Haziran 2003’te bağımsız hareket konusunda destek almak için bu merkeze her gün gittim. Kişisel idare, kabartma okuma-yazma, bağımsız hareket eğitimi, bilgisayar, masörlük, santral operatörlüğü kurslarının verildiğini, binayı gezdiğimde edindiğim izlenimlerle öğrendiğimi anımsıyorum, Hocalardan ve öğrencilerden dinlediklerim de bu doğrultudaydı. Bütün bunlar görmezden geliniyorsa demek ki o kadar da iyi incelenmemiş. Bu görmezden gelme tutumunun gerçeği çarpıtma gibi bir sonucu var. Bu da dürüstlüğün sorgulanmasını gerektirecek ölçüde açık bir sonuçtur. Karara “ciddiyetsizlik”, “belirsizlik” gibi asılsız savlarla döşenen “tespit”ler, bu çarpıtmanın en belirgin örnekleridir. Nasıl bir inceleme bu? “İstanbul’u Dinliyorum” adlı şiirindeki dizenin “Emirgan’ı, düşlüyorum gözlerim kapalı”” olarak dillendirilebileceği bir biçimde mi incelenmiş  de bu gerçekler göz ardı ediliyor?

Bu soru kafamı o kadar kurcaladı ki, komisyonların üyelerine ulaşarak onlara sormak istedim. Ancak İBB’nin internet sayfasında, komisyonlarla ilgili bölümde komisyonların üyelerinin isimleri dışında bir bilgi görmedim. Hukuka aykırılıktan söz eden bu komisyonlar, acaba dürüstlük hiçbir yasa, tüzük, yönetmelik gibi hukuksal metinlerde yer almadığı için mi uymak zorunda olduklarını düşünmediler?

Başkanı Kadir Topbaş’ın arazinin parasal değerine ilişkin sözleri bu gerekçelerin gizlediği gerçekliği açıkça ortaya koydu. Önce cüzdan, sonra vicdan sözleriyle de özetlenebilecek kaba bir rant anlayışı bu. Bir belediyeyle, kâr amacı güden bir kurum arasında hiç mi fark yok?

Bu süreci izlerken bir başka derneğin de sürecin içinde olduğu bilgisini ediniyoruz. Konunun siyasallaştırılmadığı, baştan siyasal olduğu buradan da anlaşılıyor. Kaynak aynı, hedefler farklı.

Rehabilitasyon merkezinin yukarıda tek tek sayılan hizmetlerinin geliştirilmesini istemiyoruz anlamına gelmiyor bu tepkiler. Finansal destek ve teknik donanımla geliştirilerek sürdürülmesi gerekir rehabilitasyon hizmetlerin. Ancak önce verilmekte olan hizmetleri baltalamama erdeminin gösterilmesi gerekir.

Bu erdemin gerektiği gibi yerine getirilmesi dileğiyle!

Geri Dön


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön