Özel İnsanlar



Geri Dön

8 Mart 2007

Merhaba Arkadaşlar,

Gecikmeli yazıyorum, ancak Sevgili Teslime Tablacı arkadaşımızın otobüste yaşadığı bu tatsız deneyimi öğrenince Amerika'da tanıklık ettiğim bir olayı sizlerle paylaşmadan edemedim.

Türkiye'de böyle yaklaşımlarla adeta: "Mademki özürlüsün, dışarı çıkma" tutumu sergileniyor. Gerçi insanların önlem alınmadığı için rögar çukurlarına düşerek öldüğü bir ülkede bu deneyimlere tanık olunması şaşırtıcı değil. Ancak en hafif deyişiyle, can sıkıcı olmadığını söylemek olanaksız.

Aktarmak istediğim olay, ABD, Washington DC'de tanıklık ettiğim bir olay. Eğitimimin son dönemi olduğundan annem de Amerika'daydı. Birlikte okulun önündeki durakta servis aracının gelmesini bekliyoruz. O sırada tekerlekli sandalye kullanıcısı bir kişi durağa geldi. Ardından beklediğimiz servis aracı durağa yanaştı. Biz de sözünü ettiğim bu kişi de araca bindik. Sürücünün yerinden kalktığını gördüm. "Ne yapacak acaba?" diye düşünürken, onun ön koltuklara yaklaştığını görebildim. Ne yaptığını çok iyi seçemedim ama sürücü yerine döndüğünde ön koltukların yerlerinde olmadıklarını gördüm. Şaşkınlığımı gören annem de: "Ayrıntısını sana anlatacağım" dedi. Öyle ya Türkiye'de hiç de bildik bir tutum değildi bu. İneceğimiz yere gelince servis aracından indik. Annem: "Sürücü otobüse tekerlekli sandalyesi olan kişinin bindiğini görünce ön koltukları katladı, boşalan kısma da bu kişi yerleşebildi" dedi. Ne otobüs sürücüsü yerinden kımıldadığı için rahatsız görünüyordu, ne de otobüse binen kişide herhangi bir tedirginlik vardı. Ondan sandalyesini katlaması ve koltuklara oturması da istenmemişti. Katlanacak koltuk o kişinin sandalyesi değil, otobüs koltuklarıydı çünkü.

O an: "Keşke bizde de..." diye başlayan bir dizi dilek geçti aklımdan. Bizde bu tür uygulamalar yerine: "çekil oradan, yolu tıkıyorsun" ya da "e sen de dışarı çıkma" veya "otobüse binme o zaman" türünden sözler söyleniyor adına "görevli" dedikleri insanlar tarafından.

Yine ABD'de bir otobüste yaşlı bir yolcu inerken, otobüsün bir uyarı sesiyle kaldırıma kadar alçaltıldığını anımsıyorum. Hatta bir kere bir başka otobüsten inerken, sürücü: "bir dakika" dedi. Kendisine döndüm, yine otobüs aynı uyarı sesiyle kaldırıma kadar alçaldı ve sürücü: "tamam" deyince indim.

BM belgeleri, Türkiye'de en başta anayasa insanların hiçbir ayrım gözetilmeksizin eşit olduklarını belirtiyor. Peki, Türkiye'de neyin bedeli ödetiliyor veya ödettirilmeye çalışılıyor? Otobüslere bu uygulama için ceza vermek gerçekten çözüm mü? Uygulamada ne değişiyor ki? Öte yandan, o "görevli"lerin bir de rahatsızlık veren diğer yolcuları da uyarması gerekir aslında. Haydi, bizde koltuklar katlanmıyor diyelim, ama bu kez de tekerlekli sandalyenin boş alanda durması batıyor.

Keşke kalıcı çözümlere ulaşılması için kitlesel olarak bir şeyler yapabilsek. O zaman üzülmenin ötesine geçmiş oluruz.

Sevgiler, Selen

Geri Dön


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön