Özel İnsanlar



Geri Dön

Doğal mı Yapay mı?
Sacit Serim (16 Haziran 2004)

Dünyanın oluşumundan bu yana insanlar;

Kimi zaman neden ve nasıl olduğunu bilmeden ortaya çıkan sonuçlardan yola çıkarak gereksinimlerini karşılamak üzere şans eseri de olsa birçok buluşlar gerçekleştirmişlerdir.

Bunun sonucunda ise kendi gereksinimleri ve kullanımları doğrultusunda üretmişlerdir.

Günümüzde ise AR-GE araştırma geliştirme insanların günlük yaşamını kolaylaştırmak için gerekli olanları üretebilmek adıyla önümüze konmaktadır

Fakat gözümüzden kaçan tüm bu AR-GE sonucunda (her ne kadar son teknolojiyle de üretilse de) insanların yararına diye üretilenlerin üretimi sırasında ortaya çıkan atıklar yine insanların yaşamını kötüleştirmektedir.

Ayrıca var olan sistem içinde kabul edilmiş değerlerin ve kıstaslarında değişimiyle kavramlar ve anlayışlarda değişmektedir.

Örneğin tıp alanında AR-GE çalışmaları sonucunda birçok hastalığın teşhis ve tedavisinde kullanılan değişik yöntemler ortaya çıkmıştır.

Hatta diğer bilim dallarıyla ortak yürütülen çalışmalarla yapay organların üretilmesi planlanmış ve bu konuda ki AR-GE çalışmaları sürmektedir.

Gelecekte insanların doğal gözlü mü, yapay gözlü mü kör mü diye sınıflandırılması söz konusu olabilecektir.

İşte bu durumda bile doğal gözlü ve yapay gözlü kişiler normal insanlar ve onların dışındakiler yine kör olarak mı adlandırılacaktır?

Teknolojinin yapay gözü gerçekleştirdiği ve sonra ki dönemlerde bile köre bakış açısı değişmeyecek midir acaba?

Bana kalırsa insanların bu günden itibaren yapacakları en iyi iş

Özürlülere olan bakış açılarını değiştirmeleri yani

Yapılması gereken herhangi bir işi körsün "bu iş normal insanların yapabileceği bir iş, sen bu işi yapamazsın" sözünü bir tokat gibi suratına vurarak veya imalı bakışlarla bakarak körü bir kenara itmek yerine bu işi körün nasıl yapabileceğinin düşünülmesi hatta körün önündeki engellerin ortadan kaldırılması için kendisine danışılarak ortak çözümler üretilmesi gerekmektedir.

Ne yazık ki günümüzde işveren kendi işini görebilecek en doğru kişiyi ararken bile sadece kendi kafasında yarattığı değerlere ve kıstaslara göre eleman aramaktadır.

Ayrıca bu düzen içinde yaşayan tüm anne ve babalarda hiç bir zaman bu değerler ve kıstaslardan kurtulamadıkları veya farklı bir bakış acısına sahip olamadıkları için çocuklarının yaşamında ki herhangi bir dönemde onları sürekli olarak bir yarışa hazırlar gibi bu düzene hizmet vermek üzere hazırlamaktadırlar.

Kendilerine sorulduğu zamanda verdikleri yanıt çocuklarının geleceğini düşündükleridir.

Ne var ki doğru olan onları sürekli yarışa hazır tutmak değil, onlara ayakları üzerinde durabilmelerini öğretmektir.

Nasıl ki durgun suya atılan taşın oluşturduğu su dalgaları halkalar şeklinde dışarıya doğru büyüyerek sınırlarını genişletiyorsa

İnsanlarda bilgi ve becerilerini geliştirerek önünde ki engelleri ortadan kaldırır ve kendi sınırlarını genişletebilirler

Yeter ki "SİZLER ONLARIN SINIRLARINI SABİTLEMEYİN"

Bırakın "SU dalgalarında ki halkalar gibi büyüyerek sınırlarını genişletebilsinler."

Geri Dön


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön