Özel İnsanlar



Geri Dön

Özürlü Yasa Tartışması (Birgün Gazetesi’nde Yayınlandı)

Geleceğe dair umutlar yeşermedi Türkiye’de her 100 kişiden 13’ünün beklediği ve engelli derneklerinin 'içi boş yasa' olarak adlandırdığı Özürlüler Yasası, Meclis'ten geçti ama tartışma sürüyor

Özürlüler Yasası'nın çıkarılması, engelli kişi hak ve özgürlüklerinin sağlanması açısından zorunluluktur. Yasada, engelli bireyin yaşam seviyesinin, normale getirilmesi için her türlü düzenlemenin yapılması ve bu düzenlemeleri uygulayacak kurum ve birimlerin denetlenmesi, gerektiğinde onlara yaptırımların uygulanması da yer alması gereklidir. Esas olan, ön planda olan insan temel hak ve özgürlükleri ve eşitlik ilkesidir. Bu anlamda engelliler yasasının "çıkarılmış'' olmasını, gecikmelere, eksiklerine rağmen yürekten destekliyor ve kutluyoruz.

GELECEĞE UMUTLA BAKIYOR MUYUZ?

Hayır! Umudumuzun gelecek için parlamamasının hatta dün olduğu gibi bugün de karamsar olmamıza neden olan şey, yasanın masal gibi düzenlenmiş olmasıdır.

Yasanın ilk maddesinin, ilk cümlesinde "kanunun amacı; özürlülüğün önlenmesi'' şeklinde belirtildiği halde, sadece 11inci maddede hiçbir çerçeve çizilmeksizin, yol gösterilmeksizin, yaptırımı bulunmaksızın, konu ile ilgili çalışmaların Sağlık Bakanlığına bırakıldığı yazılmaktadır. Bunun anlamı, günlük konuşma dili ile "dakika bir gol birdir''. 52 maddelik yasanın amacını belirleyen ilk hedef cümlesi, masalın "bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde'' başlangıcından ayırt edilememektedir. Hedefin "özürlülüğün önlenmesi'' olduğunun söylenmesine karşın yasanın diğer maddelerinde engellilerin yaşamına yönelik maddi boyutların ağırlık kazanıyor olması, yasanın engelliliği önlemekten öte, engelliler dünyası üzerinden maddi bölüşüm ve makam, yer edinmenin ön plana çıktığı izlenimini veriyor olması üzücüdür.

Dördüncü maddenin (a) bendinde, "Özürlüler aleyhine ayrımcılığın yapılamayacağı''nın yazması, izleyen "ayrımcılıkla mücadele, özürlülere yönelik politikaların temel esasıdır.'' cümlesiyle çelişmektedir. Engelliler lehine ayırımcılığın tanımının yapılmasını gerektirir ki, bu ayırımcılığın siyasal mitinglerde, seçim meydanlarında, kürsüye çıkarılan engellinin bir siyasi düşüncenin oy alma aracı olarak değil de, engellinin lehine gibi gösterilmesi kurnazlığına yol açacağı düşünülmemiştir. Kaldı ki, engellinin lehine ayrımcılık Anayasanın insanların eşitliği ilkelerine ters düşmektedir.14üncü maddenin ikinci paragrafında, "Çalışan özürlülerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, özrüyle ilgili olarak diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz.'' denilmektedir.

Bu ve benzeri paragraflara aykırı davranışlarda, ceza yasasının hangi maddesinin uygulanacağı özellikle mi belirtilmemektedir? Yoksa ceza yasasında bu tür aykırı davranışlara uyan ceza maddeleri yok mudur? Maddelerin bu şekliyle sadece "tavsiye-azarlama''dan öte hangi anlamı taşıdığı anlaşılmamaktadır.

KONUTLARDAKİ DÜZENLEME

--19’uncu madde: Engellilerin diledikleri evde oturma özgürlüğünün tanındığı, yaşadığı binanın ortak alanlarının engellinin kullanımına ve evine rahat ulaşabilmesine olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesine olanak sağlayan olumlu maddedir.

--21’inci madde: yaşamını tek başına yürütemeyecek engellinin, ailesinin devlet memuru olarak çalıştığı yer dışındaki bir eğitim öğretim kurumuna devam edebilmesi için, ailesinin de o yere tayinini olanaklı kılan güzel bir maddedir.

--31’inci madde: Yasanın para ceza miktarının da belirlendiği tek maddesidir. Trafik yasasına eklenen bir paragraf ile engelliler için ayrılmış park yerlerine park edenlere uygulanacak para cezasını iki kat arttırmaktadır. Bu madde aynı zamanda yasa için de devletin engelliler aracılığı ile gelir elde edeceği tek maddedir. Engellilerin, hazırlanan yasadan birçok beklentisi havada kaldı. Omurilik felçlilerinin kullandığı sonda ve idrar torbalarının sigorta kapsamına alınarak bedelinin karşılanması, sigortalı olmayan engellilerin kullanmak zorunda olduğu, akülü araba gibi pek çok cihazın, oluşturulacak devlet fonları tarafından karşılanmasıdır.

ÖTV İNDİRİMİ

Genel anlamda bakıldığında sanki büyük bir avantaj ya da daha popüler deyimle “büyük bir kıyak'' gibi görünen ÖTV indiriminin, gerçekte devletin engellilere vermediği, veremediği ulaştırma hizmetinin telafi edilmesinin yollarından biri olması gerekir. Otobüslerinin, trenlerinin, metrolarının, bunlara ait durakların, istasyonlarının, yollardaki üst ve alt geçitlerin engellilere uygun olmadığı bir sistemde bununla tam bir telafi sağlanamasa da en azından bir otomobil alabilecek durumda olanların ulaşımının, çalışmasının, üretime ve sosyal hayata katılımının sağlanabilmesi açısından son derecede önemlidir. Otomobil alımlarında engellilerle ilgili yapılan düzenlemeler, üzerinde fazla düşünülmeden, aceleyle, hatta engellileri küçümseyerek yapılmıştır.

ENGELLİ PLAKASI

Gerçekte engelli araçlarına "engellidir''diye işaret koymak da en temel insan haklarını çiğnemektedir. Engelli işaretinin amacı bir hizmetten faydalanmak olmalıdır. Ülkemizde bunu yapmanın en kaba yolu tercih edilmiştir. Engellilerin araç alımlarına Unakıtan ve ekibince getirilen sınırlamalar suiistimalleri önlemekten çok, geçmişteki suiistimaller nedeniyle tüm engellileri cezalandırıcı niteliktedir. Yeni çıkan engelli yasasına çok yerinde bir düzenlemeyle Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konan ÖTV indirimi ile ilgili "dizel araçlarda 2000cc ve üzeri'' üst limiti genel kurulda iktidarın ve muhalefetin anlamsız ortak çabalarıyla yok edilmiş ve var olan duruma geri döndürülmüştür. Engellilerle ilgili konan yasaların amacı engellinin yaşam kalitesini yükseltmek olmalıdır. Bu yüzden her yasa derinlemesine ve ayrıntılı bir şekilde düşünülmeli, temel insan haklarını çiğneyen, kurunun yanında yaşı da yakan uygulamalardan sakınılmalıdır.

9 Temmuz 2005
Avni Arıkan - Erol Uyar
Türkiye Quad Grubu

Geri Dön


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön