Özel İnsanlar



Geri Dön

Bilgisizlik ve Korku – 1 –

Gemi mühendisi, Yevgeniy İvanoviç Zamyatin’in 1920 yılında yazdığı kitap, kendi dilinde yani kendi ülkesinde ancak 1988 yılında yayımlanmıştı. Zamyatin bu kitapta, yazdıklarının gerçekleşeceğini öngörmüş olabilir ama ben 1989 yılında okurken günümüz boyutlarını hayal olarak algılamıştım. George Orwell, 1947 yılında ünlü eseri 1984’ü yazarken, Zamyatin’in kitabı “Biz” den etkilendiği yorumları yapılır.

Sabri Şatır, kaleme aldığı düşünce tarihi içerikli kitabında “Başlangıçta çevresine, doğaya ilişkin bilgisiz olan insan, karşılaştığı her olumsuzluktan korku duydu” der ve ekler, “Yaşamına korku egemen oldu. 21.yüzyıla gelindiğinde insan artık mikro kozmostan makro kozmosa, derin bilgilere sahip. Ancak nükleer silahlardan ozon tabakasının delinmesine kadar çeşitli korkularla yaşamakta…" Şatır Üstat, Başlangıçta Bilgisizlik ve Korku Vardı adlı kitabında şu soruyu soruyor: “Düşüncesini ve bilgisini böylesine geliştiren insan niçin korkuyu üzerinden atamadı?”

Bilgi toplumunu, bilgi ekonomisi olarak tanımlayan iktisatçı Fritz Machlup, 1962 yılında yazdığı ABD’de Bilginin Üretimi ve Dağıtımı adlı kitabında, Amerika gibi ileri endüstri toplumlarının yeni ekonomiye, bilgi ekonomisine doğru evrilmekte olduğunu yazar. Yeni ekonominin temel özelliğinin, endüstriyel ekonomide olduğu gibi mal üretimi değil, bilgi üretimi olduğunu ileri sürer.

Günümüzün yeni kavramı, “Big Data”. Yani “Büyük Veri”. Daha önce analizi mümkün olmayan inanılmaz büyüklük, çeşitlilik ve akışkanlıktaki veriler üzerinden bilgiye erişim. Akan verinin işlenmesi, anlık gerçekleşme aşamasında, yani hareket halindeki verinin kayıt ortamlarına yazılmadan analiz edilerek, mikro saniyeler içerisinde “Veri Madenciliği”ne katılması.

Evet, biliyorum hala konuya yabancı hissediyorsunuz. Hemen heyecan ve gizem katıp sizi yazının içine çekiyorum.

Her ay kredi kartınız ile yaptığınız alış-verişin listesi, ödeme yapmanız için bir şekilde size ulaşıyor. İşte o listeden sizinle ilgili inanamayacağınız, hayal dahi edemeyeceğiniz belki de korkacağınız nice bilgiler çıkarıldığını biliyor musunuz? Örneğin market alışverişlerini hangi günlerde yapma alışkanlığınız var? En çok tükettiğiniz ürün markası…. Liste uzar gider. Peş peşe sıralanan birkaç aylık kredi kartı hesap özetinden yaşamınıza ait bir dünya bilgi çıkabiliyor. Hatta yönlendirilebiliyorsunuz hem de çaktırmadan.

A caddesine girdiniz. Dinggg cebinize mesaj geldi. X marketler zinciri özendirmeyi(promosyon) haber verip reklam yapıyor. 10 metre sonra x marketler zincirinin mağazası karşınızda. Hiç bu rastlantıyı değerlendirmiyoruz. Özendirme ilginizi çektiyse dalıyoruz içeriye ve o da gerekli bu da gerekli… Özendirilen ürünün yanında bir dolu alış-veriş yaptık... Hala bu rastlantıyı değerlendirmiyoruz.

Banka işlemi yapmak üzere ATM kabinine giriyoruz ve ekran hemen bizim en sıklıkla yaptığımız işlemleri ön sıraya alarak açılıyor? Yaşasın uzay çağı.

Telefon şirketleri, cep telefonlarının en iyilerini, en güncel olanlarını özendirme ile tüketiciye hiç yük olmayacak şekilde “satıyor”. Cebinde cep telefonu taşımayan kalmadı. Çocuk 8 yaşına geldi mi cebine telefonu koyuyoruz. Her telefon, yer belirleme(GPS) sistemine de sahip. Telefon şirketlerine pazarlanacak bir dolu malzemeyi biz sağlıyoruz.

Örneğin; Twitter’da her 24 saatte 100 milyona yakın tweet atılıyor. Twitter kullanıcıları, yer bildiriyor, “#etiket”lerle yorum yapıyor. Tüm veriler akıllı bir yazılımla düzenlenerek, işletmeler için hedef kitleler hakkında anlamlı verilere dönüştürülebiliyor. Sonrasında bunları kendi verileriyle birleştirerek satış sürecini yeniden yorumlayabiliyor.

RTÜK kararları gereği, ülkemizdeki televizyon kanallarının son bir yıllık yayınlarını saklama zorunluluğu var. Saklanan bilgiler, "Büyük Veri" olarak tanımladığımız türden.

“Büyük Veri”, her türlü verinin, görüntünün sayısallaşması, alınan verilerin toplanıp, düzenlenerek insan davranışlarını anlama, tahminler yapma, öngörülerde bulunma olanağı sağlıyor. İşletmelere akıllı yönetim olanağı sağlıyor. Bu durum açık biçimde pazarlamaya yeni bir yapı kazandırıyor. İşletmeler hedef kitlenin özel duygularına, beğenilerine göre ayrı ayrı hitap etme olanağına sahip olabiliyor. Hangi ürün hangi mağazada ne kadar sürede tükeniyor, oturduğu yerden izleyen yönetici, mal sevkiyatını buna göre yapabiliyor. Reklam tercihlerini buna göre belirleyebiliyor.

Ticari alanın dışındaki pek çok alanda da Büyük Veri ’den yararlanabiliyor. Fiziksel olarak insanları çeşitli kılık ve kimliklerle hedefe göndererek toplanan bilgiler, hiç düşünemeyeceğiniz veri çöplüklerinden elde edilebilir hale geldi.

Yüz tanıma programlı kameralar, kameralı sokaklar, caddeler şehrin her metrekaresi, otoyollar, köprü geçişleri, yongalı(çipli) ehliyetler, yongalı nüfus cüzdanları, sosyal paylaşım siteleri, bloglar, sayısal fotoğraflar(Sayısal fotoğraflarda konum(GPS) bilgisinin yanı sıra fotoğrafın çekildiği kamera ve poz ayar bilgilerinin de olduğunu biliyor muydunuz?), log dosyaları... Bilgi çöplüğünden inanılmaz derecede önemli, kullanılabilir hazine çıkmasına neden oluyor.

Karl Marx, insan gücünün, toplumsal çalışmasının “bilgi”de yoğunlaşıp billurlaştığını söyler. Bilgi doğada hazır değildir, doğada nesneler ve olaylar vardır ama bilgi yoktur, bilgiyi yaratan ve üreten insandır.

İlkçağın evrenin doğuşu düşüncelerine göre; önce düzensizlik, esneyen boşluk anlamında “khaos” vardı. Sonra bu düzensizlik düzenlendi ve Yunanca düzen anlamına gelen “Kosmos”a dönüştü. Anaksagoras’a (MÖ 500-428) göre Khaos’u düzenleyen, bu düzensizliğin dışında bulunan bilinçli ilke “Nous”tur. Yani Anaksagoras’ın görüşüne göre Khaos Nous ile Kosmoslaşır.

Bilgi mutlu eder mi?

Bu yazı uzar… Devam edeceğim…

Geri Dön


İçeriğe geri dön | Ana menuya dön